Sayın Komite Eş-Başkanı, Sn. Genel Sekreter, yurt dışından gelen değerli misafirler, finans sektörümüzün kıymetli temsilcileri, kıymetli basın mensupları, “Cenevre Konvansiyonu ve Finansal Yükümlülüklerin Tasfiyesi Amacıyla Yapılan Netleştirmeye İlişkin UNIDROIT Prensipleri” konulu seminerimize hepiniz hoş geldiniz diyor, sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
 
Değerli konuklar,

Bağımsız bir organizasyon olan ve farklı ülkelerdeki özel hukukun uyumlaştırılması ve modernleştirilmesi yollarının araştırılması amacıyla ülkeler arasında standart prensip, kural ve araçlar geliştirilebilmesi amacıyla özellikle ticaret hukuku konuları üzerinde çalışmakta olan UNIDROIT, çalışmalarını önemsediğimiz ve katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyduğumuz bir kurumdur.

UNIDROIT nezdinde oluşturulmuş olan “Gelişmekte Olan Piyasalar Komitesi”nin 2013 yılı Komite toplantısına ve UNIDROIT ile işbirliği içinde düzenlediğimiz iki gün sürecek bu seminere ev sahipliği yapmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek isterim.

Bildiğiniz üzere, UNIDROIT tarafından yürütülen çalışmaların sonucunda 9 Ekim 2009 tarihinde Cenevre’de gerçekleştirilen diplomatik konferansta “Aracılığa Konu Menkul Kıymetlere İlişkin Maddi Kurallar Konvansiyonu” (kısaca Cenevre Konvansiyonu) kabul edilmiştir.

Nihai Konvansiyon ülkemiz tarafından aynı tarihte imzalanmıştır. Konvansiyonun iç hukuka dâhil edilmesiyle ilgili çalışmalarımızda az sonra bahsedeceğim gibi Türkiye olarak önemli bir aşama kaydettik.

Bunun yanı sıra, Aralık 2010’da yapılan UNIDROIT Genel Kurulu’nda tespit edilen 2011-2013 döneminde gerçekleştirilecek çalışma konularından “Finansal Yükümlülüklerin Tasfiyesi Amacıyla Yapılan Netleştirme” ve “Gelişmekte Olan Piyasalarda Menkul Kıymetler Ticaretinin Geliştirilmesine Yönelik İlke ve Kurallar” başlıklı konular Kurulumuzun önem verdiği konular arasındadır.

Bu konulardan “Finansal Yükümlülüklerin Tasfiyesi Amacıyla Yapılan Netleştirme” hususunda yapılan çalışmalara 2012 ve 2013 yılında Kurulumuzdan da katılım sağlanmıştır. Diğer taraftan, ülkemizin UNIDROIT nezdinde oluşturulmuş olan “Gelişmekte Olan Piyasalara İlişkin Komite”ye katılmaya davet edilmesi, Kurulumuzca memnuniyetle karşılanmıştır.

Komitenin İstanbul’da Çarşamba günü yapılacak 3. toplantısına da SPK olarak ev sahipliği yapacağız. Bugünkü seminerde yapılacak tartışmaların, önümüzdeki dönemde yapılacak mevzuat çalışmalarımıza ışık tutacağına inanıyorum.
 
Değerli katılımcılar,

Son 10 yıl hem Türkiye hem de tüm dünya finans piyasaları açısından büyük bir değişim ve dönüşümün yaşandığı; aynı zamanda yüzyılın en büyük krizinin gerçekleştiği bir dönemdir. 

2007 yılında Amerika’da gayrimenkul sektöründe başlayan kriz, 2008 yılından itibaren küresel bir ekonomik krize dönüşmüş, bugün ise tam olarak sonlanmamıştır.

Kriz gelişmekte olan ülkeler açısından hem riskler hem de fırsatlar oluşturmuştur.

Bu süreçte ülkemizin 2023 yılı itibariyle İstanbul’u 10 büyük küresel finans merkezinden biri yapma yönünde önemli bir hedefi vardır. İstanbul, Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya, Kuzey Afrika bölgeleri arasında ticaret ve finansın geçiş noktası konumundadır. İstanbul’un jeopolitik ve stratejik konumu dışında ülkemiz finansal sistemini güçlendirmek için de önemli adımlar atıyoruz.

Bu kapsamda UNIDROIT prensiplerinin uygulanması yönünde ilk adım, Ekim 2009’da yayımlanan İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Strateji ve Eylem Planında açıklanmıştır. Eylem Planı’nda menkul kıymetlerin teminata konu olması işlemlerinin hukuki dayanağının UNIDROIT ve AB düzenlemeleriyle uyumlu hale getirileceği açıkça vurgulanmıştır.

Değerli katılımcılar,

Güçlü bir finansal sistemin vazgeçilmez önkoşulu, yüksek standartlarda hukuki altyapının varlığıdır. Güçlü hukuki alt yapı küresel krizlerin tekrarlanmaması için de gereklidir. Türk ekonomisinde son 11 yılda yaşanan olumlu gelişmeler, bu gelişmelerin devam edeceğine dair kuvvetli beklentiler dikkate alındığında yatırımcı taleplerine hızla cevap verebilecek, şirketlerimize alternatif finansman kaynakları sunabilecek güçlü bir sermaye piyasasının varlığı hem bizim için hem de bölgemiz için son derece önemlidir.

Bir yandan bu ihtiyaçların giderilmesi, diğer yandan Hükümetimizin ortaya koyduğu 2023 İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Projesini gerçekleştirebilmek için sermaye piyasalarımızın hem hukuki, hem teknik, hem de piyasa alt yapısını yeniden yapılandırıyoruz. Bu amaçla geçen yılın son gününde yeni Sermaye Piyasası Kanunumuz yürürlüğe girmiştir.

Bir bütün olarak bakıldığında yeni Kanun'un hedefini; AB standartları referans alınmak suretiyle, yatırımcılarımızı daha etkin bilgilendirmek ve korumak, 30 yıllık tecrübemizle piyasanın büyümesinin önündeki engelleri kaldırmak; şirketlerimiz için alternatif finansman kaynakları oluşturmak, aracılık sektörümüzün dünya ile rekabet edebilmesine imkân sağlamak, başta geçen yıl yürürlüğe giren yeni Türk Ticaret Kanunu olmak üzere, temel kanunlarda yapılan değişikliklere uyum sağlamak olarak özetlemek mümkündür.

Yeni Sermaye Piyasası Kanunu Türkiye’nin AB’ne katılım sürecinde mevzuat uyumuna katkı sağlamasının yanında, dünya ile entegre bir sermaye piyasası oluşturulmasına da önemli katkı sağlayacaktır. Yeni Kanun ile Türk Hukuku için ilk olan pek çok düzenleme yapılmıştır. Bu yeniliklerden bazılarına değinmek istiyorum.

Yeni Sermaye Piyasası Kanunu’nda uluslararası otoriteler tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda benimsenen kriterler de dikkate alınarak, finansal altyapı kuruluşları olan merkezi takas, merkezi saklama ve veri depolama kuruluşları yasal düzenlemeye kavuşturulmuştur.

Ayrıca merkezî karşı taraf uygulamasının yasal alt yapısı, Sermaye Piyasası Kanunu ile düzenlenmiş, hem organize hem de tezgâh üstü piyasalarda gerçekleştirilen işlemlerde merkezi karşı taraf uygulamasına geçilebilmesine yönelik hukuki zemin oluşturulmuştur.

Mevcut durumda hukuki altyapı SPK ve Takasbank, teknik altyapı çalışmaları ise Takasbank tarafından sürdürülmektedir. Bu bağlamda, Kurulumuzca sermaye piyasamızda Takasbank’ın kurulduğu yıldan bu yana sıklıkla tartışılan, ancak hayata geçirilemeyen merkezi karşı taraf uygulamasına ilk olarak Takasbank’ın işlettiği ödünç pay senedi piyasasında geçilmesine izin verilmiştir.

Diğer yandan, hisse senedi ve tahvil piyasasında da merkezi karşı taraf uygulamasına geçilmesine ilişkin çalışmalar devam etmekte olup, bu çalışmalar da en kısa sürede tamamlanacak ve tüm piyasalarımızda uygulanacaktır.

Yeni Kanun ile uluslararası uygulamalara paralel olarak Türkiye’de ilk kez finansal piyasalarda gerçekleştirilen işlemlerin takasının tamamlanmasının takas kuruluşu tarafından garanti edilmesine ilişkin hukuki alt yapı oluşturulmuştur.

Bu kapsamda, herhangi bir temerrüt durumunda, takasın tamamlanmasını teminen,  takas kurumlarına teslim edilen teminatlar, haciz, rehin ve benzeri hukuki uygulamalara karşı koruma altına alınmıştır.

Finansal alt yapı çalışmaları kapsamında atılan bir diğer önemli adım İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Strateji ve Eylem Planı ile öngördüğümüz sermaye piyasası araçlarını konu alan teminat sözleşmelerine ilişkin düzenlemelerdir.

Yeni Sermaye Piyasası Kanunu’nda ilk defa bu alan düzenleme konusu olmuştur. Teminat sözleşmelerinin niteliğine ilişkin düzenlemelerde uluslararası özel hukuka ilişkin UNIDROIT düzenlemeleri dikkate alınmış, teminat verenin ve teminat alanın haklarının korunduğu bir şekilde Kanun kapsamına alınmıştır.

Yeni Sermaye Piyasası Kanunuyla finansal alt yapı konusunda getirilen düzenlemeler kısa süre içinde Avrupa Komisyonu nezdinde de olumlu değerlendirilmiştir. Nitekim, AB Komisyonu tarafından 16.10.2013 tarihinde açıklanan Türkiye 2013 yılı İlerleme Raporu’nda yeni Sermaye Piyasası Kanunu’nun, “merkezi karşı taraf” ve “takas kuruluşu” gibi temel kavramları tanımlayarak, ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemlerine ilişkin mevzuatın uyumlaştırılması yönündeki katkısına vurgu yapılmıştır.

İnanıyorum ki yeni Sermaye Piyasası mevzuatı ile birlikte, önümüzdeki günlerde Türk sermaye piyasaları son derece ileri, Avrupa Birliği ve uluslararası normlar ile uyumlu, pek çok ülkeye örnek olabilecek bir hukuki alt yapıya sahip olacaktır.

Değerli katılımcılar,

Sözlerime burada son verirken, hükümet temsilcileri, akademisyen ve uzmanların katılımıyla oluşan bu platformun, gelişmekte olan piyasalarda menkul kıymetlere ilişkin ticaretin geliştirilebilmesini temin edici ilke ve kuralların tartışılması için nitelikli bir fikir alışverişi ortamı sağlayacağına olan inancımı paylaşmak isterim.

Bu çerçevede katılımcılara ve seminerin organizasyonunda emeği geçen UNIDROIT, Takasbank ve Merkezi Kayıt Kuruluşu başta olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. UNIDROIT’nın çok değerli yetkililerine ülkemizle olan değerli işbirlikleri nedeniyle teşekkür ediyorum. UNIDROIT Anlaşması’nı imzalayan 63 ülkeden biri olan Türkiye ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan bu seminerin verimli tartışmalara zemin hazırlamasını temenni ediyorum.

Yurt dışından gelen değerli konuklarımızın bu salondaki teknik konuları tartışmak yanında İstanbul'un tarihi ve turistik mekânlarını da görme fırsatı bulacaklarına ve izlenimlerini kendi ülkelerinde aileleriyle ve dostlarıyla paylaşacaklarına inanıyorum.

Tüm katılımcılara tekrar İstanbul’a ve ülkemize hoş geldiniz diyor, sizleri saygıyla sevgiyle selamlıyorum.