Sn. Bakanım, Sn. hocalarım, değerli katılımcılar, kıymetli basın mensupları, 30 Aralık 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6362 sayılı SPKn’nun getirdiği yeni düzenlemelerin tartışılacağı bu sempozyumda bulunmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyor, sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Yeni Kanun’un gerektirdiği ikincil düzenlemelerin Kurulumuz bünyesinde süratle hazırlanması ve kamuoyuyla paylaşılması sürecinin devam ettiği bugünlerde böylesi bir sempozyumda Kanun’un masaya yatırılması, sizler tarafından yapılacak yorum ve değerlendirmeler, ikincil düzenleme çalışmalarımıza ışık tutacaktır.

Kanun’un getirdiği düzenlemeleri sağlıklı bir şekilde değerlendirmek için öncelikle neden yeni bir kanuna ihtiyaç duyulduğu  sorusunu cevaplandırmamız gerekiyor.

Sn. Bakanım, kıymetli konuklar

Sermaye piyasası mevzuatı ülkemizde nispeten yeni ve geç gelişen bir alandır. Bu konudaki ilk kanun 1981 yılında çıkarılan 2499 sayılı Kanun’dur. Yürürlüğe girdiği tarih itibariyle önemli bir boşluğu doldurmuş hukuk sistemimize Sermaye Piyasası Kurulu gibi ülkemizdeki ilk bağımsız düzenleyici ve denetleyici kurumun kurulmasına hukuki zemin hazırlamıştır.

2499 sayılı Kanun; daha sonraki yıllarda çeşitli değişikliklere uğrasa da gelişen ihtiyaçlara ve özellikle son on yılda küresel finans sisteminde yaşanan gelişmelere cevap vermekte yetersiz kalmıştır.

Hem bu ihtiyaçların giderilmesi hem de ülkemizin ortaya koyduğu 2023 İstanbul uluslar arası finans merkezi projesini gerçekleştirebilmek için yeni bir Yasa'ya ihtiyaç duyulmuştur.

Değerli katılımcılar,

güçlü, lider bir ülke olabilmek ekonomik açıdan güçlü olmayı gerektirmektedir. Güçlü bir ekonominin en önemli unsurlarından biri de şüphesiz finansal sistemin güçlü, istikrarlı ve sağlıklı olmasıdır.

Güçlü bir finansal sistemin vazgeçilmez önkoşulu ise, yüksek standartlarda hukuki altyapının varlığıdır.

Türk ekonomisinde son 10 yılda yaşanan olumlu gelişmeler, bu gelişmelerin devam edeceğine dair kuvvetli beklentiler, yatırımcı taleplerine hızla cevap verebilecek, şirketlerimize alternatif finansman kaynakları sunabilecek güçlü bir sermaye piyasasına ihtiyacımız vardır.

Bu ihtiyacı karşılamak için, sermaye piyasalarımızın hem hukuki, hem teknik, hem de piyasa alt yapısını bugünlerde yeniden yapılandırıyoruz.

Bundan 10 yıl önce finans merkezi denince Londra, New York ve kısmen de Tokyo akla gelirken bugün onlarca yeni ülke bu hedefle yola çıkmış durumda.

Yoğun rekabetin yaşandığı bu sektörde 2023 vizyonumuzu gerçekleştirebilmek için hukuki alt yapının yanında uluslar arası bir finans merkezi olmanın gerektirdiği tüm teknik ve piyasa alt yapısını en kaliteli ve uygun maliyetle sağlamamız gerekiyor.

Sn. Bakanım, değerli konuklar; bir bütün olarak bakıldığında yeni Kanun'un hedefini,
            - AB standartları referans alınmak suretiyle, yatırımcılarımızı daha etkin bilgilendirilmek ve korumak,
            - 30 yıllık tecrübemizle piyasanın büyümesinin önündeki engelleri kaldırmak,
            - şirketlerimiz için alternatif finansman kaynakları oluşturmak,
            - aracılık sektörümüzün dünya ile rekabet edebilmesine imkan sağlamak,
            - başta  1/Temmuz/2012 tarihinde yürürlüğe giren,TTK olmak üzere, temel kanunlarda yapılan değişikliklere uyum sağlamak,
            olarak özetlemek mümkündür.

6362 sayılı Kanun'un, Türkiye’nin AB’ne katılım sürecinde müktesebat uyumuna katkı sağlamasının yanında, dünya ile entegre bir sermaye piyasası oluşturulmasına da önemli katkı sağlayacaktır.

Yeni Kanun ile Türk Hukuku için ilk olan pek çok düzenleme yapılmıştır. Bunlardan bazılarına ana hatları ile değinmek istiyorum;

İhraç ve halka arzlarda yenilikler

İhraç ve halka arzlarda; yatırımcının korunması ve kamunun aydınlatılması ilkesi çerçevesinde yeni bir anlayış benimsenmiştir. Kanun’da izahnamenin hazırlanması, içeriği, değiştirilmesi, izahnameden doğan sorumluluk AB düzenlemelerine paralel hale getirilmiş ve Kurulca sermaye piyasası araçlarının kayda alınması yerine izahname onayı sistemine geçilmiştir.

Yatırımcılara izahnamede yapılan değişikliklerin yayımlanmasından itibaren iki iş günü içinde taleplerini geri alma hakkı verilmiş, ek ve değişikliklerin onaylanması ve ilanı koşuluyla, aynı izahnameye dayanarak 12 ay boyunca ihraç yapılabilmesi sağlanmıştır.

Bu düzenlemelerle bürokratik süreçler önemli ölçüde azaltılmıştır.

Yatırımcıların yatırım kararı açısından önemli bir döküman olan izahnamede yer alan yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgilerden kaynaklanan sorumluluk, belgenin önemine binaen genişletilmiş,

Yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgilerin yer aldığı kamuyu aydınlatma belgelerine dayanarak işlem yapan yatırımcıların tazminat hakları ayrıntılı olarak belirlenmiştir.

Kurumsal yönetim ilkelerinde yenilikler

Bir başka yenilik, Kurumsal Yönetim İlkeleri’nin ilk defa Kanun’la düzenlenmesidir. SPKn.'na göre, Kurul, payları borsada işlem gören halka açık ortaklıkların, niteliklerine göre, kurumsal yönetim ilkelerine kısmen veya tamamen uymalarını zorunlu tutmaya,

buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye, verilen süre içinde uyum zorunluluğunun yerine getirilmemesi hâlinde bunun yerine getirilmesini sağlayacak kararları almaya, buna ilişkin işlemleri resen yapmaya,i

ihtiyati tedbir istemeye, dava açmaya, bu işlemlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır.

Yatırımcı haklarını güçlendirmeye yönelik yenilikler;

Zorunlu pay alım teklifi düzenlemeleri genişletilmiş, "ortaklıktan çıkarma hakkı" ve "çıkma hakkı" gibi gelişmiş hukuk sistemlerinde gördüğümüz müesseseler ilk defa hukukumuza kazandırılmıştır.

6102 sayılı TTK ile getirilen anonim ortaklıkların kendi paylarını iktisabına ilişkin düzenlemelerin halka açık şirketler için uygulanmasında, ortaya çıkabilecek olası sorunları bertaraf amacıyla, halka açık ortaklıklar için Kurul’a pay geri alımlarına ilişkin düzenleme yapma yetkisi verilmiştir.

Yine gelişmiş hukuk sistemlerinde gördüğümüz, azınlık pay sahiplerini korumaya yönelik olarak, halka açık ortaklıklarda önemli nitelikteki işlemler tanımlanmış ve bu işlemlere muhalif kalan pay sahiplerine ayrılma hakkı tanınmıştır.

Genel kurulun toplantıya çağrılma usulleri, ilgili süreler ve toplantı nisaplarının uygulanması ve ilan süreleri yeniden düzenlenmiştir.

Sermaye piyasası faaliyetleri;

SPKn’nda yapılan en önemli reformlardan bir diğeri ise sermaye piyasası faaliyetlerinin yeniden tanımlanması, yatırımcıya sunulan hizmetlerin kapsamının genişletilmesi, AB kıstasları çerçevesinde, kurum odaklı düzenleme anlayışından faaliyet odaklı düzenleme anlayışına geçilmesidir.

Bu kapsamda, sermaye piyasası faaliyetleri, parçalara ayrılarak düzenlenmiş, saklama, çok taraflı alım satım sistemlerinin işletilmesi gibi pek çok yeni faaliyet türü düzenlenmiştir.

Kolektif yatırım kuruluşları

Kolektif yatırım kuruluşları yeni bir bakışla ve AB müktesebatına uygun olarak tümüyle yenilenmiştir.

Yeni Kanun'la yatırım fonlarının portföy yönetim şirketlerince kurulması, saklamacı ile yöneticinin birbirinden kesin çizgilerle ayrılması ve her bir kurumun hak, görev ve sorumluluklarının açık bir biçimde belirlenmesi yine bu kanunla sağlanmıştır.

Değişken sermayeli yatırım ortaklığı yeni bir kolektif yatırım kuruluşu türü olarak ilk defa düzenlemeler arasında yerini almıştır.

Piyasa bileşeni kurumlar ve müesseseler

Yeni Kanun'da Finansal alt yapı kuruluşlarına da büyük önem verilmiş ve kapsamlı değişiklikler yapılmıştır. Merkezi takas kurumu düzenlenmiş, takasın kesinliği kuralı getirilerek, işlem güvenliği tesis edilmiş, merkezi karşı taraf uygulaması ile özellikle tezgahüstü işlemlerde yatırımcıların korunması yolunda önemli bir reform yapılmıştır.

Yatırımcı tazmin sisteminde yeni bir anlayışa geçilmiştir. Bu bağlamda, yatırım kuruluşlarının yatırımcı adına sakladıkları veya yönettikleri sermaye piyasası aracı ve nakit ödemelere ilişkin teslim yükümlülüklerini yerine getirememesi halinde YATIRIMCI TAZMİN MERKEZİNCE bu zararların tazmini düzenlenmiştir.

Eski Kanun'da sadece hisse senetlerinden doğan alacaklar 65 bin TL'na kadar tazmin kapsamında iken yeni Kanun'da tüm sermaye piyasası araçları ve nakit, tazmin kapsamına alınmış, tazmin tutarı mevduat garantisine paralel olarak 100 bin TL'na çıkarılmıştır.

Borsaların anonim şirket olarak örgütlenmesine yasal zemin hazırlanmıştır. Bu kapsamda İMKB, önce Borsa İstanbul A.Ş.’ne dönüştürülmüş, Nisan ayında Altın Borsası, Mayıs ayında da Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası ile birleşme işlemleri tamamlanmıştır.

Bu suretle, ülkemizdeki tüm sermaye piyasası araçları ve kıymetli madenlerin alınıp satılacağı, spot ve vadeli piyasaların birleştiği yeni bir yapı oluşturulmuştur.

Denetim ve yaptırımlar

Kanun ile denetimin kapsamı genişletilmiş, Kurul'un denetim yetkisini daha etkin kullanması amaçlanmıştır. İlk kez, kanuna aykırı ihraçlar ile toplanan paraların iadesi için usul ve esaslar öngörülmüştür.

Örtülü kazanç aktarımı yaptıkları tespit edilen şahısların aktardıkları tutarı şirkete iade etmelerine ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Örtülü kazanç aktarımı suçu bakımından aktif pişmanlık hükümleri ilk defa düzenlenmiştir. 

Manipülasyon olarak bilinen suç tipi "Piyasa Dolandırıcılığı", içeriden öğrenenlerin ticareti olarak bilinen suç tipi ise “Bilgi Suiistimali” adı altında kapsamlı olarak düzenlenmiştir.

Yeni Kanun ile işleme dayalı piyasa dolandırıcılığında etkin pişmanlık hükmü ilk defa düzenlenmiştir.

Piyasa suçları ile ilgili olarak getirilen en önemli yeniliklerden biri, Türk Hukukunda ilk defa piyasa bozucu eylem adı altında yeni bir fiilin tanımlanmasıdır.  Bu düzenleme uyarınca, konusu başka bir suç oluşturmayan ancak makûl bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan ve piyasanın düzenini bozacak nitelikteki eylem ve işlem gerçekleştiren kişiler hakkında hem elde edilen menfaatin Hazine'ye iadesinin sağlanması hem de 500 bin liraya kadar idari para cezası uygulanması konusunda SPKurulu'na yetki verilmiştir.

Kanun ile idari para cezalarına ilişkin sistem de tümüyle gözden geçirilmiş, idari para cezasını gerektiren bir fiili işlemek suretiyle menfaat elde edenlere, elde ettikleri menfaatin iki katından az olmamak üzere, idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.

Benzer şekilde zorunlu çağrının yerine getirilmemesi halinde, pay alım teklifine konu payların toplam bedeline kadar idari para cezası verileceği düzenlenmiştir. Örneğin 100 milyonluk bir çağrı yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde Kanun, SPK'na, bu tutara kadar idari para cezası verme imkanı sağlamıştır.   

Ayrıca ABD hukukunda “short swing profit rule” olarak da bilinen yeni bir yaptırım öngörülmüş, sermaye piyasası araçlarının alım satımından kazanç elde eden ihraççıların yönetim kurulu üyeleri ve diğer yöneticilerine, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeden,  elde ettikleri net kazancı ihraççıya vermeleri düzenlenmiştir.

Görüldüğü üzere, sermaye piyasalarında şeffaflığı artırmak, yatırımcıları korumak, kurumsal alt yapıyı güçlendirmek, şirketlere alternatif finans kaynakları sunmak ve İstanbul'u da 2023 yılına kadar dünyanın ilk on uluslar arası finans merkezinden birisi yapma vizyonu kapsamında sermaye piyasası kanununda köklü değişiklikler yapılmıştır.

2499 sayılı eski Kanuna göre madde sayısının 2 kat, madde içeriklerinin de daha kapsamlı olmasına rağmen 6362 sayılı Kanun da bir çerçeve Kanun'dur ve pek çok alanda SPKurulu'na düzenleme yapma yetkisi vermiştir. Dolayısıyla, piyasaların yapılanması ve işleyişi konusunda ikincil düzenlemeler  önemli ölçüde belirleyici olacaktır. 

Bu nedenle biz tüm ikincil düzenleme taslaklarımızı kamuoyuyla paylaşıyor, web sitemiz ve basın aracılığıyla duyuruyor, ilgili kurum ve kuruluşların yazılı görüşlerini alıyoruz.

İnanıyorum ki ki gerek yeni TTK gerekse yeni SPMevzuatı ile birlikte, önümüzdeki günlerde Türk sermaye piyasaları son derece ileri, pek çok ülkeye örnek olabilecek bir hukuki alt yapıya sahip olacaktır.

Ben gerek yeni TTK gerekse yeni SPKanunu'nun hazırlanmasında göstermiş oldukları sabır, katkı ve destek için başta Sn. Başbakanımıza, Başbakan Yardımcımız Sn. Ali Babacan Beye, Gümrük ve Ticaret Bakanımız Sn. Hayati Yazıcı Beye, Ünal Tekinalp hocama, SP mevzuatının oluşumunda ve bizlerin yetişmesinde büyük emeği geçen Zühtü Aytaç Hocama ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Bu sempozyumun katılımcılara, sektörümüze ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.