SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI
PROF. DR. VEDAT AKGİRAY’IN
 
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU
SUNUŞ KONUŞMASI METNİ
 
24 KASIM 2011
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
 
Sayın Başkan, Plan ve Bütçe Komisyonu’nun Değerli Üyeleri, sözlerime başlamadan önce şahsım ve kurumum adına sizleri saygı ile selamlıyorum.

Hepinizin bildiği üzere 2008 yılında tüm dünyada görülen finansal krizin etkileri, aradan geçen 3 yıla ve uluslararası alanda yapılan bütün yasal iyileştirme çalışmalarına rağmen, o veya bu şekilde, halen etkisini sürdürmektedir. Bir yandan sistemik riskin azaltılmasına yönelik çalışmalar devam ederken bir yandan da ekonominin sadece kredi mekanizması tabanlı finansmanına alternatif yaklaşımlar önem kazanmaktadır. Bu anlamda olmak üzere ekonominin sermaye piyasaları yoluyla finansmanı, bir yandan ekonominin kırılganlıklarını azaltıcı diğer yandan ise tasarrufların ekonomiye daha etkin katkıda bulunması yönünde itici bir güç olarak ön plana çıkmaktadır.

Sermaye Piyasası Kurulu, bildiğiniz gibi, şirketlerin sermaye piyasası aracı ihraç ve halka arzının, sermaye piyasamızda faaliyet gösteren kurumsal yatırımcıların, aracı kuruluşların, borsaların, takas ve saklama kurumlarının, piyasamızda faaliyet gösteren diğer kurumların düzenlenmesinden ve gözetiminden, borsalarda ve diğer piyasalarda işlemlerin şeffaflık içinde yapılmasının sağlanmasından ve sermaye piyasalarımızdaki yatırımcıların haklarının korunmasından sorumludur.

Sermaye Piyasası Kurulu düzenleme ve gözetim faaliyetini gerçekleştirmenin yanı sıra, kurulduğu 1982 yılından bu yana her zaman piyasaları geliştirme ve piyasalara yeni araçlar ile yeni kurumlar kazandırma misyonunu da sürdürmektedir.

SPK kurulduğunda  yok denecek kadar küçük olan sermaye piyasalarımızın belirli bir aşamaya geldiği bu noktada bile, özellikle düzenleme altyapısı, kurumlar ve piyasalar açısından, hem uluslararası karşılaştırmalar itibariyle, hem de sermaye piyasasının Türk finans sistemi içindeki yeri açısından, halen daha ulaşması gereken büyüklük ve niteliğe ulaşamamış olması nedeniyle, SPK piyasaları geliştirici stratejisini sürdürmektedir.

Bu çerçevede halka açık şirket sayısının artırılması, ülkemizdeki özel sektör tahvil piyasalarının geliştirilmesi, türev piyasalarının daha da zengin ve derin hale getirilmesi, yatırım yapılabilecek yeni ürün sayısının artırılması, ülkemizdeki kurumsal yatırımcılar sektörünün büyümesi ve sermaye piyasasında yatırım yapan yenilerinin katılması, küçük tasarruf sahibinin eğitilmesi ve bu çerçevede piyasanın talep yönünün güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Ancak Sermaye Piyasası Kurulu bunun yanında,  piyasalarımızın açıklık, güven ve şeffaflık içinde çalışmasını sağlayan, yatırımcıların haklarını koruyan ve piyasanın temellerini sağlamlaştıran düzenlemelere de büyük önem vermekte bu konular Kurulumuzun gündeminde ön planda olmaya devam etmektedir.

Bu çerçevede konuşmamda Sermaye Piyasası Kurulu’nun 2011 yılında sermaye piyasalarımızı geliştirmeye yönelik yaptığı çalışmalara ilişkin özet bilgi sunmak istiyorum.

FOREX

Kamuoyunda “Foreks” olarak bilinen kaldıraçlı alım satım işlemleri  Sermaye Piyasası Kanunu’nda yapılan değişiklikle yeni bir sermaye piyasası faaliyeti haline getirilmiş, ayrıca faaliyete ilişkin ilke ve esaslar belirlenerek, foreks piyasasının sağlıklı bir şekilde gelişmesini tesis edecek gözetim ve denetim mekanizmaları oluşturulmuştur. Foreks şirketlerinin ve bu şirketlerin kurucularının herhangi bir düzenleme ve şarta tabi olmaksızın faaliyet gösterdiği bu alanda kurulan yasal alt yapı sayesinde foreks işlemleri yapabilecek şirketler ve kurucular düzenleme kapsamına dâhil edilmiştir. Ayrıca, işlem teminatlarının müşteri bazında Takasbank bünyesinde tutulması sağlanarak diğer ülke uygulamalarına göre daha güvenli bir sistem oluşturulmuştur. Bu kapsamda, dünyanın en büyük ve en likit piyasasının ülkemizde de düzenleme altına alınmış olmasının sermaye piyasalarının hızlı gelişimi için önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum.

KURUMSAL YÖNETİM
Son dönemde Sermaye Piyasası Kurulu’nun gerçekleştirdiği en önemli değişikliklerden bir diğeri ise kurumsal yönetim alanında olmuştur. “Kurumsal Yönetim İlkeleri” Kurulumuz tarafından ilk olarak 2003 yılında yayımlanmıştır. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Kurumsal Yönetim İlkeleri’ndeki değişikliklere paralel olarak Şubat 2005’de revize edilmiştir. İlkelerin uygulanması son düzenlememize kadar şirketlerin tercihine bırakılmış ancak ilkelere uyulmuyorsa bunun açıklanması zorunlu tutulmuştur.

11.10.2011 tarih ve 28081 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan 654 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Kurulumuza verdiği yetki doğrultusunda, Kurumsal Yönetim İlkeleri, Tebliğ niteliğinde bir düzenlemeye dönüştürülmüş ve İlkelerde uluslararası gelişmeler de dikkate alınarak bazı değişiklikler yapılmıştır.

Tebliğ ile, piyasa değeri ve işlem hacmi gibi kriterler bakımından piyasamızın önde gelen şirketlerinin dahil olduğu İMKB-30 Endeksinde yer alan, bankalar haricindeki halka açık anonim ortaklıklar tarafından, özellikle küçük yatırımcıların etkin bilgilendirilmelerini ve şirket yönetimlerinde etkin ve adil temsilini sağlamak amacıyla seçilmiş bazı İlkelerin zorunlu olarak uygulanmasına karar verilmiştir. Bu çerçevede ilk etapta, yatırımcıların sağlıklı bir biçimde karar vermelerini kolaylaştırmak amacıyla genel kurul toplantı ilanlarının zamanlamasına ve içeriğine ilişkin yükümlülükler getirilmiş, ayrıca küçük yatırımcıların etkin bir biçimde temsil edilebilmesini ve yönetim kurulunun olası menfaat çatışmalarından uzak bir biçimde etkili çalışabilmesini teminen bağımsız yönetim kurulu üyeliği bir zorunluluk olarak düzenlenmiştir. Bağımsız yönetim kurulu üyelerinin seçiminde azınlık pay sahiplerine itiraz imkanı verilmiş, böylece azınlığın şirket yönetimlerinde söz hakkı güçlendirilmiştir. Payları İMKB’de işlem gören şirketlerden İMKB 30 Endeksine dahil olmayan ortaklıklar için ise “uygula-uygulamıyorsan açıkla” yönündeki yaklaşım Tebliğ’de korunmuştur.

Son olarak uluslararası gelişmeler, mevzuattaki değişiklikler ve piyasamızın talepleri doğrultusunda güncelleme çalışmaları sonucunda, Kurulumuzca hazırlanmış olan “Kurumsal Yönetim İlkelerine İlişkin Değişiklik Taslağı” görüşe açılmış bulunmaktadır.

KURUMSAL YATIRIMCILAR SEKTÖRÜ

Yatırım fonları alanında yatırımcı maliyetlerinin düşürülmesi ve yatırım fonlarının performanslarının artırılması amacıyla yatırım fonu yönetim ücretlerine tavan uygulanması benimsenmiş olup, bu tavan piyasa koşulları dikkate alınarak dönemsel olarak belirlenmektedir. Buna ilişkin olarak güncel yönetim ücreti oranlarının fon bazında kamuya ilan edilmesi yoluyla yatırımcıların fon gider ve performansları konusunda daha etkin bilgilendirilmeleri sağlanmıştır.

Yeni bir fon türü olarak ve kısa vadeli yatırım yapmak isteyen yatırımcılar için likit fonlara bir alternatif olarak kısa vadeli tahvil ve bono fonupiyasalarımıza kazandırılmıştır. Ayrıca yatırım fonlarınınher türlü bilgi, belge ve raporlarının elektronik ortamda imzalanması ve Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) kullanılarak kamuya açıklanması zorunluluğu getirilmesi,portföy yönetim şirketlerinin (PYŞ'ler) yatırım fonu katılma paylarının alım satımına aracılık edebilmelerineimkan sağlanması gibi yeni düzenlemeler gerçekleştirilmiştir.  Portföy yönetim şirketlerinin yatırım fonu katılma paylarının alım satımına aracılık edebilmesiyle birlikte yatırım fonu paylarının dağıtım kanallarına ilişkin düzenleme altyapısı Avrupa Birliği mevzuatına daha uyumlu hale gelmiştir.

Bunun dışında, portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilebilecek varlıklarda çeşitlilik sağlanmasıamacıyla portföy yönetimine konu edilebilecek finansal varlıklar arasına katılım bankaları nezdinde açılacak katılma hesapları dahil edilmiştir.Menkul kıymet yatırım ortaklıklarının sermaye ve organizasyon yapısının güçlendirilmesi, kurumsal yönetim uygulamalarına uyum kapasitelerinin artırılması, yeni araçlara yatırım yapabilmelerinin sağlanması,  dağıtılabilir karlarının en az yüzde 20’sinin nakden dağıtılması zorunluluğugibi düzenlemelerle bu kurumlara olan yatırımcı ilgisinin artırılması hedeflenmiştir.

Gayrimenkul yatırım ortaklıklarına (GYO) ilişkin en son düzenleme değişikliği ile  GYO portföylerinde yer alan gayrimenkuller ile ilgili her türlü bilginin finansal raporlar aracılığıyla daha basit ve anlaşılır şekilde yatırımcılara sunulmasısağlanmıştır. Gayrimenkul sektörünün ihtiyaçlarını dikkate alınarak hazırlanan bu düzenleme ile aynı zamanda GYO halka arzlarının da teşvik edilmesiamaçlanmıştır.
 
HALKA AÇIK ŞİRKETLER, İHRAÇÇILAR

Halka açık anonim şirketlere yönelik getirilen yenilikleri ise şöyle özetleyebilirim. Yapılan düzenleme ile, payları İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) işlem gören tüm şirketlerin paylarını İMKB'de geri alabilmelerine ilişkin ilke ve esaslar belirlenmiş,ayrıca İlke Kararı'nın Yeni TTK ile uyumu sağlanmıştır. Bu düzenleme yapılırken, mevcut TTK’nın ilgili maddesinde yer alan istisnalardan faydalanılmıştır. Düzenleme kapsamında, geri alım oranı şirketin ödenmiş/çıkarılmış sermayesinin %10'u olarak belirlenmiştir.

Özellikle son dönemde dünya borsalarında ve İMKB'de görülen yoğun fiyat hareketlerine karşı, hisse fiyatlarındaki dalgalanmaları azaltıcı yönde şirketlere imkan tanınması, ayrıca kendi payları üzerinde işlem yapan şirketlerin yaptıkları işlemlerin daha şeffaf bir ortamda gerçekleştirilmesinin sağlanması ve yatırımcıların daha doğru bir şekilde bilgilendirilmesi amaçlanmıştır.

Bunun dışında İMKB Gelişen İşletmeler Piyasası’nda (GİP) işlem gören şirketlere yönelik bağımsız denetim ve finansal raporlamaya ilişkin yükümlülükler ile diğer bazı yükümlülükler hafifletilmiştir.
Sermaye piyasası araçları tarafında, faktöring kuruluşları ihraççı statüsüne kavuşmuş ve faktöring alacaklarının teminatı altındavarlık teminatlı menkul kuymet (VTMK) ihraç edilebilmesi mümkün hale gelmiştir.

Bazı finans kurumlarımız ( İş Yatırım, Deutsche Yatırım ve TSKB) aracı kuruluş varantı, (Kuveyt Türk) kira sertifikası (sukuk),(Şekerbank) varlık teminatlı menkul kıymet,(Aktif Yatırım Bankası) varlığa dayalı menkul kıymetihraç etmiştir. Böylelikle uzunca bir aradan sonra sermaye piyasalarımızda menkul kıymetleştirme uygulaması gerçekleştirilmiş, sukuk uygulaması ise sermaye piyasalarında faizsiz finansman alanında ilk uygulama olmuştur. Ayrıca bazı finans kuruluşlarının ihraç etmek istedikleri yabancı sermaye piyasası araçları (Do&Co hisse senedi, Garanti Romania SA, Goldman Sachs tahviller) Kurul kaydına alınmıştır.Söz konusu yabancı ihraçlar, yabancıların Türk sermaye piyasalarına ilgisinin en önemli göstergesidir.

Geçtiğimiz sene mevzuat ve teknik alt yapısı tamamlanan KOBİ Borsamız, Gelişen İşletmeler Piyasasında (GİP) ilk halka arz bu yılbaşında gerçekleşmiş ve KOBİ’lerimizin sermaye piyasaları yoluyla finansmanına başlanmıştır. Halen GİP’te iki şirketimizin hisseleri işlem görmekte, halka arz için başvuru yapmış diğer şirketlerin başvurularının incelemesi ise halen devam etmektedir. Ayrıca 250’den fazla ortağı olması sebebiyle halka açık sayılan ancak payları bir borsada işlem görmeyen şirket ortaklarının, sahip oldukları paylara likidite sağlanması ve İMKB tarafından sunulan şeffaf ve rekabetçi bir piyasada hisselerini satmalarına imkan vermek amacıyla, onbilerce ortağı bulunan 84 şirkete, İMKB’de işlem görme zorunluluğu getirilmiştir. Söz konusu şirketlerin işlem görme hazırlıklarının yıl sonuna kadar tamamlanması beklenmektedir.

Kurulumuz, İMKB, TSPAKB, İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş., Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. ve Türkiye İhracatçılar Meclisinin taraf olduğu bir "İşbirliği Protokolü" 26 Mayıs 2011 tarihinde imzalanmıştır.Amaç, ihracatçı firmaların sermaye piyasasının imkanlarından daha geniş ölçüde yararlanan, rekabetçi, iyi yönetilen, halka arza uygun ve kurumsal yönetim ilkelerini benimseyen bir yapıya kavuşturulması için bilgilendirici ve yol gösterici eğitim ve seminer faaliyetlerinin gerçekleştirilmesidir.

BORSALAR-TAKAS KURUMLARI

Elektriğe dayalı vadeli işlem sözleşmelerininnakdi uzlaşmalı olarak Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası bünyesinde işlem görmeyebaşlaması sağlanmıştır. Bu piyasanın gelişmesiyle ve geleceğe dönük fiyat beklentilerinin belirlenmesiyle birlikte ülkemizin ihtiyacı olan enerji yatırımları için gerekli yatırım ortamının sağlanmasına katkıda bulunması beklenmektedir.

Devlet iç borçlanma senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşu bünyesinde kaydileştirilerek müşteri bazında saklanmasına yönelik gerekli mevzuat değişiklikleriyapılmış ve işlem esasları belirlenmiştir. Söz konusu sistem 30.06.2012 tarihinde uygulanmaya başlayacak olup, bu sayede yatırımcıların sahip oldukları kıymetleri daha kolay izlemeleri sağlanacak ve usulsüzlüklerin önüne geçilecektir.

Önümüzdeki dönemin en önemli çalışmalarından birisi de ülkemizde hisse senetleri piyasasında karşı taraf, yani bu piyasada gerçekleşen işlemlerin takasının garanti edilmesi uygulamasınageçilmesidir. Bu çalışmaların sonuçlanmasıyla birlikte, hisse senetleri piyasasında likiditenin ve sisteme olan güvenin artması ile takas riskinin sağlıklı bir şekilde yönetilebilmesi beklenmektedir.

Tezgah üstü türev ürünlerine ilişkin düzenlemelerin tamamlanması, türev piyasaların geliştirilmesi ve yeni türev ürünlerin piyasalarımıza kazandırılması diğer önemli konu başlığıdır.

YATIRIMCI SEFERBERLİĞİ, EĞİTİM, TANITIM

Daha önce sermaye piyasasının arz tarafını güçlendirmeye yönelik olarak halka arz seferberliği düzenleyen Kurulumuz, talep tarafına da eğilerek, yatırımcılarımızın bilgilendirmeyi amaçlayan inisiyatifler almaya başlamıştır. Yatırımcıların bilgilendirilmesini sağlamak amacıyla Kurulumuz tarafından “www.yatirimyapiyorum.gov.tr”adı altında yeni bir internet sitesi hazırlanmış olup, 19 Ocak 2011 tarihinden itibaren ilgililerin kullanımına açılmıştır.Söz konusu internet sitesi kanalıyla yatırımcılara piyasalar hakkında özel bilgi desteği verilmesi amaçlanmaktadır. Bu çerçevede yatırım araçları, yatırım yaparken dikkat edilmesi gereken konular, yatırımcı olarak sahip oldukları haklar ve izinsiz halka arz ve sermaye piyasası faaliyetleri hakkında bilgilenmeleri hedeflenmektedir.

Kurulumuz tarafından yatırımcıların ve sermaye piyasasıyla ilgili diğer tüm kesimlerin mevzuat ve uygulamalar hakkında bilgi ihtiyaçlarının karşılanması ve bilgi edinmede karşılaştıkları güçlüklerin tespiti ve giderilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu çerçevede,  sermaye piyasalarında güvenin ve farkındalığın artırılması ve “Finansal Okuryazarlığın Artırılması”na yönelik, belirlenmiş farklı hedef kitlelerin ihtiyaçları ve donanımları gözetilerek, uygun iletişim kanalları aracılığıyla çalışmalar yapılmaktadır.

Bu kapsamda toplam 30 üniversiteden yaklaşık 5000 öğrenciye seminerler verilmiştir.Bu seminerlerde sermaye piyasaları, kurumları ve faaliyetleri ile sermaye piyasası kurumlarındaki staj ve iş imkânları hakkında bilgilendirmelerde bulunulmuştur. SPK, İMKB ve TSPAKB uzmanlarının üniversite öğrencileri ile bir araya geldiği bu tür bilgilendirme seminerlerine ek olarak, 2012 yılında 7 bölgede 7 üniversitede 3 günlük sertifika programları organize edilecektir.

Ayrıca, 13-17 Haziran 2011 ve 20-24 Haziran 2011 tarihleri arasında, Kurulun Ankara Merkez ve İstanbul Temsilciliği’nde düzenlenen, üniversite öğrencilerine yönelik eğitim seminerleri tamamlanmış,yurt genelinde 54 farklı üniversiteden katılım olmuştur. 2011 yılında Ankara ve İstanbul’daki  16 hanımlar lokalinde 16 ayrı seminer verilmiş, yaklaşık 700 kişiye ulaşılmıştır. Önümüzdeki dönemde kadınlara yönelik bu tür seminerler Bursa, Adana, Kayseri, Gaziantep gibi illerde gerçekleştirilecektir. 

Ayrıca sermaye piyasalarını tanıtmak ve eğitim çağındaki gençlerden başlayarak, tasarruf ve yatırım bilinci oluşturmak amacı ile Türkiye genelinde, ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerine yönelik, Milli Eğitim Bakanlığı onaylı bir kompozisyon yarışması düzenlenmiştir. Söz konusu yarışmanın her sene tekrarlanması suretiyle finansal eğitim çalışmalarında sürekliliğin sağlanması planlanmaktadır.
İstanbul Finans Merkezi Eylem Planı’nda belirtilen çalışmalara paralel olarak yürütülmekte olan finansal okuryazarlık ve farkındalığın artırılmasına yönelik faaliyetler, piyasalardaki ilgili kurumlarla işbirliği halinde ve geliştirilerek sürdürülecektir. Ayrıca Finansal İstikrar Komitesi’nde Kurulumuza verilen görev çerçevesinde, ülkedeki tüm finansal eğitim faaliyetlerine yönelik olarak bir Finansal Eğitim Ulusal Stratejisi ve Eylem Planı hazırlanması için çalışmalar devam etmektedir.
 
DİĞER

Bilindiği gibi sermaye piyasasında faaliyet gösteren kurumlarda çalışanlar mesleki bilgi ve tecrübe açısından belirli bir seviyede olmalarını sağlamak amacıyla, mesleki yeterlilikleri ile bilgi ve tecrübelerini test eden bir sınava girmekte ve sınav sonucunda hak kazananlara  lisans belgesi verilmektedir. Sermaye piyasasında lisans sınavı yapma, lisans belgesi verme ve lisans yenileme eğitim programlarını düzenleme yetkisi SPK tarafından 2001 yılında Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliğine devredilmişti. Tam 10 yıl sonra münhasıran sermaye piyasasında çalışanlara yönelik lisanslama faaliyeti ile uğraşmak üzere Lisanslama Sicil ve Eğitim Kuruluşu A.Ş. kurulmuş, lisanslamaya yönelik yetkiler bu kuruluşa devredilerek faaliyet başlamıştır. Söz konusu lisanslama sınavları, katılımın kolay olmasını teminen, Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile 2010 yılında olduğu gibi 2011 yılında da yurt çapında 12 ilde ve yılda 2 kez olarak düzenlenmiştir.

YURTDIŞI İLİŞKİLER

Kurulumuz uluslarararası kuruluşlardan Uluslararası Menkul Kıymetler Komisyonları Örgütü (IOSCO) Gelişmekte Olan Piyasalar Komite Başkanlığı’nı 2011 yılında da sürdürmüştür. Bu çerçevede IOSCO örgütünde SPK  aktif bir rol oynamaktadır. IOSCO Gelişmekte Olan Piyasalar Başkanı olarak ayrıca Finansal İstikrar Kurulu (FSB) çalışmalarınada katılım sağlanmaktadır.

SPK IOSCO çatısı altında diğer ülkelerde sermaye piyasalarını düzenleyen kuruluşlarla sıkı ilişkiler içinde olmanın yanı sıra ikili ilişkilerini deilerletmektedir. 2011 yılında Pakistanve Kırgızistan’daki düzenleyici kuruluşlarla ikili işbirliği anlaşmaları imzalanmış, böylelikle Kurulumuzca yabancı muadil kuruluşlarla imzalanan, teknik işbirliği ve bilgi paylaşımına yönelik ikili mutabakat sayısı 29’a ulaşmıştır.

Ayrıca, ülkemiz ve Amerika Birleşik Devletleri arasında yakın dönemde oluşturulan "Türkiye-ABD Stratejik Ekonomik ve Ticari İşbirliği Çerçevesi" kapsamında, Kurulumuz ve ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) arasında yürütülmekte olan iki ülke "sermaye piyasalarında işbirliği" ve "İstanbul Uluslararası Finans Merkezi" başlıklarında işbirliği imkânlarının geliştirilmesi çalışmaları sonucunda SPK ve SEC arasında iki taraflı bir "Düzenleyici Diyalog" resmi işbirliği mekanizması kurulmasına karar verilmiştir.Bu kapsamda 21 Temmuz 2011 tarihinde Washington’da bir "görev tanım belgesi" imzalanmıştır.

Kurulumuz ve İMKB’nin, 2011 yılı içerisinde İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ile birlikte başlatmış olduğu Avrasya ve Orta Asya - Kuzey Afrika Bölgelerinde sermaye piyasalarının ve kurumsal yönetimin geliştirilmesine yönelik projesi önümüzdeki dönemde de devam edecek ve bölge otoriteleri ile çeşitli toplantılar gerçekleştirilecektir.

Kurulumuzun 16 Eylül 2009 tarihinde üye olduğu, bağımsız denetçi ve bağımsız denetim kuruluşlarının kalite kontrol gözetimi de dahil olmak üzere küresel düzeyde bağımsız denetimin kalitesinin artırılarak yatırımcının korunması ve kamu yararı sağlanması ortak amacının gerçekleştirilmesi için faaliyet göstermek üzere kurulmuş, Uluslararası Bağımsız Denetim Düzenleyicileri Forumu (International Forum of Independent Audit Regulators - IFIAR) nezdindeki çalışmalara 2011 yılı içerisinde de aktif bir şekilde katılınmıştır.

Kurulumuz ve İMKB ev sahipliğinde 16-17 Eylül 2011 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) üyelerine yönelik  "İSEDAK Sermaye Piyasaları Düzenleyici Kuruluşları Konferans ve Yuvarlak Masa Toplantısı" ve "İİT Sermaye Piyasaları ve Teknoloji Paneli" organizasyonunda; katılımcı üye ülkelerin oybirliği ile "İSEDAK Sermaye Piyasaları Düzenleyici Kuruluşlar Forumu"nun kurulması ve Kurulumuzun Forum sekretaryasını yürütmesi kararlaştırılmıştır.

Yurtdışı tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri kapsamında 2011 yılında Kore,  Tayvan ve Almanya’da düzenlenen toplantılarda tanıtım, yabancı yatırımcı, sermaye piyasası kurumları ve fon yöneticileriyle görüşmeler yapma ve bilgi alışverişi olanağı sağlanmıştır.Diğer yandan Köln ve Düsseldorf’da yapılan toplantılarda da Türk sermaye piyasası kurumlarının başkan ve genel müdürleriyle Türk yatırımcılar bir araya gelmiştir.

YENİ SERMAYE PİYASASI KANUNU

Geleceğe yönelik projelerimiz de devam etmektedir. Bunlardan en önemlisi Sermaye Piyasası Kanunu’nda yapılacak olan değişikliktir. Çıkarıldığı dönemin şartlarına göre hazırlanmış ve artık sermaye piyasalarındaki gelişmelerin gerekliliklerini yerine getiremeyen mevcut Sermaye Piyasası Kanunu’nun kilit noktalarında yapacağımız önemli değişiklikler ile Sermaye Piyasalarımızı daha etkin denetlenebilir ve dolayısıyla  güvenilir, rekabet edebilir hale getirmek süretiyle ülkemizin büyüme hamleleri için verimli bir fon tedarik özelliğini arttırmak ve geliştirmek istiyoruz. Hükümetimizin 2012 yılında Sermaye Piyasası Kanunun Taslağı’nı Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edeceğini ümit ediyoruz.

Eminim ki yeni Sermaye Piyasası Kanunu ve yapacağımız diğer düzenlemeler ile birlikte gelişen sermaye piyasalarımızın önderliğinde ülkemiz önümüzdeki beş yıl içerisinde bölgeselbir finans merkeziolma hedefine ulaşacaktır. Elbette ki bu sadece Sermaye Piyasası Kurulu ve Kurul çalışanlarının çabaları ile değil, sermaye piyasalarına emek ve gönül vermiş sektör çalışanları ve ilgili diğer kişi ve kurumların katkılarıyla olacaktır.

Sayın Başkan, Plan ve Bütçe Komisyonunun değerli üyeleri, konuşmamın son bölümünde kurulumuzun gelir ve gider yapısı ile ilgili olarak kısaca bilgi vermek istiyorum.

Kurulumuzun 2011 yılı bütçe ödeneği 88 milyon 168 bin TL’dir. Ekim ayı sonu gerçekleşmelerine göre yapılan yılsonu gerçekleşme tahminlerine göre ise gelirlerin 151 milyon TL civarında gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu gelirlerin 53 milyon 593 bin lirası İstanbul’da bulunan TOKİ Başkanlığı arsasının satın alınması için Ankara’da bulunan Kurul arsasının TOKİ Başkanlığına satışından, 31 milyon 476 bin lirası borsalardan, takas ve saklama kurumları ile Merkezi Kayıt Kuruluşundan alınan Kurul payından elde edilmiş olup, yılsonu itibariyle 63 milyon lirasının kayda alma ücretlerinden elde edileceği tahmin edilmektedir. Sermaye Piyasası Kurulu’nun 2012 yılı faaliyetleri için 2011 yılı ödeneğine göre yaklaşık % 7’lik bir azalışla 82 milyon 782 bin TL ödenek teklifinde bulunulmuştur.
 
Sözlerime son verirken 2012 yılı bütçemizin ülkemiz için hayırlı olmasını temenni eder saygılarımı sunarım.