Halka açık anonim ortaklıklarda çağrı yoluyla hisse senedi toplanmasına ilişkin esaslar Kurulumuzun Seri:IV, No:44 "Çağrı Yoluyla Ortaklık Paylarının Toplanmasına İlişkin Esaslar Tebliği" (Seri:IV, No:44 Tebliği) ile yeniden düzenlenmiştir. Anılan Tebliğ 02/09/2009 tarih ve 27337 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu düzenlemenin amacı, çağrı yoluyla ortaklık paylarının toplanması yükümlülüğü ve bu yükümlülükten muafiyet halleri ile ilgili olarak uygulamada karşılaşılan sorunların en aza indirilebilmesidir. Özellikle çağrı fiyatı, çağrı süreleri ve çağrıda kamuyu aydınlatmaya ilişkin esasların daha net ve açık bir şekilde düzenlenerek uygulamada birliğin sağlanması amaçlanmıştır. Bir diğer amacımız ise Sermaye Piyasası Kanunu'nun çizdiği sınırlar çerçevesinde Avrupa Birliği düzenlemelerine uyumun sağlanabilmesidir.

Halka açık anonim ortaklıklar genel kurullarında vekaleten oy kullanılması ve çağrı yoluyla vekalet toplanmasına ilişkin esaslar Kurulumuzun Seri:IV, No:8 Tebliği'ne tabi olmaya devam edecektir.

Seri:IV, No:44 Tebliğ ile getirilen temel değişiklikler şunlardır;

  • Daha önceki Tebliğ'de çağrıda bulunma yükümlülüğünü doğuran, Şirket sermayesinin ve oy haklarının %25'ine sahip olunmasına ilişkin eşik, yeni Tebliğ ile %50'ye yükseltilmiştir. Yönetim hâkimiyetini sağlayan imtiyazlı payların bulunmadığı halka açık bir anonim ortaklıkta, şirket sermayesinin ve oy haklarının %50'si iktisap edilmediği sürece çağrı yükümlülüğü doğmayacaktır. Bu düzenleme ile halka açık şirketlere büyük miktarda sermaye girişi sağlayacak şekilde yüksek oranda, fakat %50'den az oranda ortak olan yatırımcılara çağrıda bulunma yükümlülüğü getirilmemiştir. Bu yeni düzenlemenin, şirketlerin stratejik ortak bulmalarını kolaylaştıracağı düşünülmektedir.

  • Stratejik ortak girişlerini kolaylaştıracağı düşünülen bir diğer husus ise, halka açık şirket yönetimlerinin eşit paylaşılmasına sebep olan pay devirleri nedeniyle çağrıda bulunma zorunluluğunun yeni Tebliğe göre doğmamasıdır. Bu şekilde, ana ortağın şirketin yönetimini eşit olarak paylaşmak koşuluyla, halka açık şirkete ortak olarak alacağı yeni stratejik yatırımcıya, çağrıda bulunma zorunluluğu getirilmeyecektir.

  • Mevzuatta yer almayan ve doktrinde de tartışmalı olan "yönetim kontrolü" kavramı tanımlanmıştır. Buna göre, anonim ortaklıktaki yönetim kurulu üye sayısının salt çoğunluğunu seçme veya genel kurulda söz konusu sayıdaki üyelikler için aday gösterme hakkını veren imtiyazlı payların elde edilmesi yönetim kontrolünün elde edilmesi anlamına gelecektir. Bu çerçevede, anonim ortaklık sermayesinin ve oy haklarının %50'si iktisap edilmese dahi, yönetim hakimiyetini sağlayan imtiyazlı payların elde edilmesi, çağrı yükümlülüğünü doğuracaktır.

  • Zorunlu çağrıdan muafiyet halleri yeniden ele alınmıştır. Önceki düzenlemede yer alan ve yatırımcıların kaldırılması yönünde talepte bulundukları muafiyet koşullarından biri olan genel kurul onayı, çağrı muafiyeti koşullarından biri olmaktan çıkarılmıştır.

  • Zorunlu çağrı fiyatının belirlenmesine ilişkin yeni kurallar getirilmiştir.

  • Zorunlu çağrıya ilişkin süreler (çağrının ne zaman başlaması gerektiği, kaç gün süreyle ortaklara açık tutulacağı vb.) yeniden belirlenmiştir.

  • Çağrı yükümlülüğünün doğduğu günden itibaren kırkbeş iş günü içerisinde çağrı işlemine başlanması zorunlu hale getirilmiş, bu süre içerisinde çağrıya başlanmaması halinde kırkbeş iş gününü aşan her gün için çağrı fiyatına faiz işletilmesi sağlanmıştır.

  • Çağrı fiyatının belirlenmesinde uygulanacak kur ve faize ilişkin esaslar belirtilmiştir.

  • Kamuyu aydınlatmaya ilişkin esaslar daha detaylı ve net bir şekilde düzenlenmiştir.

  • İsteğe bağlı çağrı esasları yeniden düzenlenerek kısmi çağrı yapma imkanı getirilmiştir. Diğer bir deyişle, bir ortaklık paylarının belirli bir grubunun ya da aynı gruba ait payların belirli bir kısmının devralınması için isteğe bağlı çağrı yapılabilecektir.

Söz konusu Tebliğ metni için tıklayınız.